Tiroit hastalığı ve gebelik18.12.2007 11:15:59

Gebelikte ortaya çıkan hipertiroidi hemen her zaman Basedow-Graves hastalığına bağlıdır. Ancak, genellikle gebelik sırasında...

 
BASEDOW-GRAVES HASTALIĞI
Gebelikte ortaya çıkan hipertiroidi hemen her zaman Basedow-Graves hastalığına bağlıdır. Ancak, genellikle gebelik sırasında Basedow-Graves hastalığı gibi otoimmün hastalıklarda kendiliğinden bir düzelme eğilimi olduğundan, hipertiroidi gelişmesi yaygın değildir. Ayrıca tiroit bezi fazla çalışan kadınlarda yumurtalıklardan yumurta salınmayan âdet dönemlerinin sayısı arttığı için, kısırlık görece fazladır.

Basedow-Graves hastalığında hipertiroidiye yol açan tiroidi uyarıcı antikor hem plasentadan, hem de annenin kanından gelişmekte olan bebeğin kanına geçtiği için bebekte de tiroit bezi annesindeki gibi fazla çalışacaktır. Bununla birlikte antitiroit ilaçlar da plasentadan geçer ve annede hipertiroidi iyi denetim altında tutulursa fetüse herhangi bir zarar gelmez. Gebe olan kadında hipertiroidinin fark edilmemesi ya da gerektiği gibi tedavi edilmemesi düşüğe yol açabilir; antitiroit ilaçların gereğinden çok kullanılması ise fetüste guatr gelişmesine neden olabilir. Dolayısıyla, hastaya kandaki tiroit hormon düzeyini normalleştiren en düşük metimazol dozunun uygulanması gerekir ve tiroit tedavisini sürdüren doktorun, doğum uzmanıyla yakın işbirliği içinde dört ile altı haftada bir yapılan kan testleriyle hormon düzeylerini kontrol etmesi gerekir. Fetüste gelişme sürecinin en önemli aşamasında hipotiroidi olasılığını önlemek için, metimazol genellikle doğumdan dört hafta önce kesilir. Bebek doğduktan sonra annede hipertiroidi yinelerse ve anne bebeğini emziriyorsa, metimazol yerine propiltiourasil tedavisi uygulanır. Bunun nedeni propiltiourasilin anne sütüne daha az geçmesi ve bebeği daha az etkilemesidir.


Gebe kadınlarda tiroit sorunlarının fark edilmesi önemlidir.

Kuzey Amerika’da karbimazolün (metimazolün ön ilacı) yenidoğan bebekte seyrek görülen bir hastalık olan aplazi kutise yol açtığını bildiren bazı yazılar yayımlandı. Aplazi kutiste başın ufak bir bölümünü kapatan deride bir kusur vardır. Ancak diğer bazı ülkelerdeki tıp yetkilileri bu riskin kesin olmadığını, varsa bile abartıldığını düşünüyor. Bu durumda uzmanların bir bölümü gebelikte karbimazol uygulamaya devam ediyor. Ancak diğer bazıları propiltiourasili tercih ediyor ve mümkünse bu ilaca hasta gebe kalmadan önce geçiyor. Propiltiourasilin dozu karbimazol ya da metimazol dozunun on katıdır ve piyasada yalnızca 50 miligramlık tabletler bulunmaktadır.

Gebelikte radyoaktif iyot tedavisi asla uygulanmaz. Ancak, ilaçların yan etkiye yol açtığı ya da düzensiz ilaç kullandıkları için fetüsü riske sokan kişilerde, gebeliğin 20. haftasına yakın dönemlerde ameliyat önerilebilir.

YENİDOĞANDA HİPERTİROİDİ (NEONATAL TİROTOKSİKOZ)
Basedow-Graves hastalığı bulunan kadınların çoğunda gebelik sırasında tiroidi uyarıcı antikor yok olur ya da kandaki düzeyi düşer. Bununla birlikte, bazılarında antikor düzeyi yüksek olmaya devam eder ve doğum anına kadar bebekle annenin kan alışverişi sürdüğünden yenidoğanın kanında da yüksek düzeyde antikor bulunur; bu hipertiroidiye neden olabilir. Gebeliğin sonlarına doğru kanlarında antikor düzeyi yüksek olan anneleri saptayarak, hipertiroidi gelişme olasılığı en yüksek olan bebekleri belirleme olanağı vardır. Ayrıca bütün bebeklere doğumdan kısa bir süre sonra kan testi yapılarak tiroit hormonu düzeylerinin ölçülmesi gerekir. Yenidoğan bebekteki hipertiroidi bu aşamada saptanırsa kolayca tedavi edilir ve sadece iki üç hafta, anneden geçmiş antikorların parçalanmasına ya da etkinliğini yitirmesine kadar sürer. Çok seyrek olarak geçmişte Basedow-Graves hastalığı geçiren ve başarıyla tedavi edilen bazı kadınlarda tiroidi uyarıcı antikor üretimi sürer; bu kadınların çocuklarında yenidoğan hipertiroidisi riski yüksektir.
 
HASTA ÖYKÜSÜ
Rebecca ve kocası iki yıldır ikinci çocuklarını yapmak istiyor, ancak başarılı olamıyorlardı. Rebecca iki kez gebe kalmıştı, ama ikisinde de yaklaşık onuncu haftada düşük yapmıştı. Kendini iyi hissediyor ve iyi görünüyordu ve birkaç kilo kaybetmesine karşın, bunu yaşamının çok dolu olmasına, bir yandan eviyle ilgilenip beş yaşındaki hareketli oğluna bakarken, bir yandan da yarım gün sekreter olarak çalışmasına bağlıyordu. Saat gibi dakik olan âdetlerinin hafiflemesi ve bazen de atlaması onu biraz kaygılandırıyordu.

Annesiyle yaptığı haftalık telefon görüşmesinde Avustralya’daki kuzenine hipertiroidi tanısı konulduğunu öğrendi. Doktora başvurdu ve belirgin bulgular olmamasına, guatr ya da gözlerinde dışa fırlama görülmemesine karşın testlerde hafif hipertiroidi saptandı. Yerel hastanede bunun Basedow-Graves hastalığına bağlı olduğu doğrulandı. Başlangıçta günde 30 miligram olmak üzere karbimazol tedavisi başlatıldı ve beş aylık tedaviden sonra gebe kaldı.

Rebecca dört haftada bir endokrinolog tarafından muayene edildi ve gebeliğinin ortalarına doğru günde yalnızca 5 miligram karbimazol alması gerekti. İlaç beklenen doğum tarihinden dört hafta önce kesildi ve sağlıklı bir kız çocuğu doğurdu. Doğumun beşinci gününde bebeğe topuktan yapılan kan testi normal sonuç verdi ve herhangi bir tiroit anormalliği saptanmadı. Rebecca bebeğini anne sütüyle besledi, ama dört ay sonra yeniden hipertiroidi gelişti. Kanında tiroidi uyarıcı antikor olması, nedenin yine Basedow-Graves hastalığı olduğunu gösteriyordu. Bebeğini artık biberonla beslemeye karar verdi, bu nedenle de hipertiroidi tedavisinde eskiden olduğu gibi karbimazol kullanılmaya başlandı. Emzirmeye devam etme kararı vermiş olsa, kendisine propiltiourasil tedavisi uygulanacaktı.
 
HİPOTİROİDİ
Hipotiroidili kadınların çoğu tiroksin kullanırken gebe kalır. Hafif bir hipotiroidinin doğurganlığı etkileme olasılığı düşük olsa da, uzun süre ağır tiroit yetersizliği yaşayan kadınların gebe kalma olasılığı, gebe kalınca da gebeliğin sürme olasılığı düşüktür.

Gebelikte tiroksin dozunun günde 50 mikrogram kadar yükseltilmesi gerekebilir. Üç ayda bir kan testi yapılarak dozun artırılması gerekip gerekmediği kontrol edilecektir. Doğumdan üç dört hafta sonra gebelik öncesindeki doza geri dönülebilir.

Fetüste tiroit bezinin anneden bağımsız gelişmesine ve anne karnındaki bebeğin kendi tiroit hormonlarını üretmesine karşın, ABD’de yapılan yeni bir çalışmanın sonuçları, annede fark edilmeyen ya da gerektiği gibi tedavi edilmeyen hipotiroidinin, çocuğun zekâsının biraz düşmesine yol açabileceğini gösterdi. İlacınızı arada bir unutursanız bebeğiniz risk altına girmez, ama bunu alışkanlık haline getirirseniz hem düşük riskiniz artar, hem de bebeğinizin zekâ gelişimi bundan zarar görebilir. Tiroksin kullanan ya da aile öykülerinde tiroit hastalığı bulunan kadınların henüz gebe kalmadan, daha planlama aşamasında tiroit testlerinin normal olup olmadığını kontrol ettirmeleri akıllıca olur.


Yeni doğan bir bebeğe topuk testi uygulanması

Yenidoğanda hipotiroidi (doğumsal hipotiroidi)
Yenidoğan her 3500 bebekten birinde tiroit bezi yeterince gelişmez ve bebek hipotiroidiyle doğar. Geçmişte bu durum çocuk birkaç haftalık olana kadar fark edilmiyor, o zamana kadar da kretinizm adı verilen zihinsel ve fiziksel sakatlık gelişiyordu. Oysa günümüzde İngiltere’de yenidoğan bebeklerin hepsine, doğumu izleyen beşinci ya da altıncı günlerde yapılan bir kan testiyle hipotiroidi taraması uygulanıyor. Türkiye’de de çoğu hastanede bu tarama yapılıyor. Tiroidin yetersiz olması durumunda derhal gerekli tedavi başlatılarak bebeğin normal gelişimi güvence altına alınıyor. Tedavi genellikle yaşam boyu sürdürülüyor, ama az sayıda bebekte hipotiroidinin annenin tiroit bezinin az çalışmasına bağlı geçici bir durum olduğu anlaşılıyor; bu kadınlarda, plasentayı geçen ve Basedow-Graves hastalığı ile neonatal tirotoksikozdaki uyarıcı antikorların (bk. s. 31) tam tersi bir etkisi olan engelleyici antikorlar vardır.

DOĞUM SONRASI TİROİT HASTALIĞI
Basedow-Graves hastalığındaki hipertiroidi gebelik sırasında kendiliğinden düzelme eğilimi gösterse de, genellikle doğumdan birkaç ay sonra daha şiddetli bir biçimde yineler. Bununla birlikte, doğumu izleyen bir yıl içinde gelişebilen ve hemen her zaman Hashimoto tiroiditi gibi altta yatan ve çoğunlukla o zamana kadar fark edilmemiş otoimmün bir tiroit hastalığı bulunanlarda görülen bir başka hipertiroidi türü vardır. Hipertiroidi hafiftir ve birkaç haftadan uzun sürmez; tedavi uygulanması gerekiyorsa, yalnızca beta bloker alınır. Bu evreyi yine geçici nitelikte olan ve tedavi gerektirmeyen hafif bir hipotiroidi dönemi, sonra da genellikle tam iyileşme izler. Sonraki gebeliklerde de benzeri bir süreç yaşanabilir ve sonunda bu hastaların çoğunda kalıcı olarak az çalışan bir tiroit gelişir.

Tedavi gerektirmeyen doğum sonrası (postpartum) tiroidit ile tedavi gerektiren Basedow-Graves hastalığı arasında ayrım yapabilmek için, iki ölçüm yapılması gerekli olabilir. Bunlardan birincisi, genellikle Basedow-Graves hastalığında kanda saptanan tiroidi uyarıcı antikor düzeyinin ölçülmesi, diğeri ise tiroit bezinde radyoaktif iyot ya da teknetyum tutulumudur; bu test doğum sonrası tiroiditte negatif sonuç verir. Kadınların %5’inde doğum sonrası tiroidit gelişir, ama bu kadınların çoğu herhangi bir belirtiden yakınmaz. Eldeki bulgular tiroit kan testi anormallikleriyle doğum sonrası depresyonu arasında herhangi bir bağlantı olmadığını düşündürüyor.
 
HASTA ÖYKÜSÜ
Flora Stewart 25 yaşındaydı ve avukat olan kocası William ile mutlu bir evlilik yapmış ve beş ay önce ilk çocuğu olan Jane’i doğurmuştu. Ancak ilişkileri giderek bozulmaya başlamıştı; Flora sürekli ağlıyor, çabuk sinirleniyor, hatta hiçbir neden yokken William’ı kırıyordu. Uykuları da bozuktu ve kocası zaman zaman Flora’nın ellerinin titrediğini fark etmişti.

İkisi de bütün bunları gebeliği ve bebeklerinin doğumunu izleyen hormonal değişikliklere yordular ve kısa sürede her şeyin normale döneceğini varsaydılar. Ama Flora çarpıntıdan yakınınca William karısını doktora gitmeye ikna etti.
Doktor, Flora’nın tiroit bezinin fazla çalışıyor olabileceğini düşündü, nitekim kan testi kuşkularını doğruladı.

Bu haberi alınca Flora endişelendi; annesi otuz yaşlarında Basedow-Graves hastalığı geçirmişti ve hipertiroidinin bütünüyle tedavi edilmesine karşın gözlerindeki fırlama 20 yıldır devam ediyordu. Doktor Flora’nın belirtilerinden bir bölümünü gidermek için günde bir kez alınmak üzere 80 miligram uzun etkili propranolol yazdı ve yerel hastanedeki uzmana görünmesini önerdi. Dört hafta sonra randevu tarihi geldiğinde Flora kendisini çok daha iyi hissediyordu ve tekrarlanan kan testinde tiroit bezinin artık normalden biraz daha az çalıştığı belirlendi.

Tanı Basedow-Graves hastalığı değil, doğum sonrası tiroiditti ve gözlerinde annesindeki gibi bir dışarı fırlama olmayacağını öğrendiği için Flora çok memnundu. Propranolol kesildi ve iki ay sonra yapılan bir kan testinde sonuçlar bütünüyle normal çıktı.

Flora bundan sonraki gebeliklerinde de doğum sonrası tiroidit geçirebileceğini ve gelecekte bir aşamada kalıcı hipotiroidi gelişme olasılığı olduğunu artık biliyor.

Ne var ki, doktoru, yılda bir kez tiroit kan testi yaptırarak hipotiroidinin aşırı belirtiler gelişmeden önce saptanabilmesine çalışacak.
 
ÖNEMLİ NOKTALAR
  • Çocuk yapmayı düşünüyorsanız, her zamankinden farklı bir ilaç kullanmanız gerekebileceği için bu konuyu doktorunuzla değerlendirin.
  • Gebelik sırasında doktorunuz sizi yakından izleyecektir, ama tedavi gelişmekte olan bebeğinizi etkilemez.
  • Bazı kadınlarda çocuk doğurduktan sonra hafif bir tiroit hastalığı gelişir, ama bu kolayca tedavi edilir. Flora’yla ilgili olarak 34. sayfada anlatılanlara benzer belirtileriniz gelişirse, nedeninin bu olup olmadığını doktorunuza sormanızda yarar vardır.
  • Çocuğunuz hipotiroidi ya da hipertiroidi ile doğabilir, ama yenidoğan bütün bebekler gibi sizin bebeğinize de doğumdan kısa bir süre sonra yapılması gereken rutin kan testinde bu durum belirlenecek ve çocuğunuz tedavi edilecektir.


www.saglikpark.com
sitesinden 01.08.2014 14:50:36 tarihinde yazdırılmıştır.