Arama  |  Anket Sonuçları  |  Site Haritası  |

13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto
Diş ve ağız sağlığını korumak
22.01.2008 15:12:14
Açıkça görüldüğü üzere dişler ve ağız birçok hastalığa karşı duyarlı olup, sağlığın ve dişlerin bozulmasına
Açıkça görüldüğü üzere dişler ve ağız birçok hastalığa karşı duyarlı olup, sağlığın ve dişlerin bozulmasına neden olabilecek pek çok soruna kaynaklık edebilir. Sağlıklı bir ağzı korumanın en kolay yolu öncelikle önlenebilir sorunların doğmasını durdurmaktır. Bunun için gereken tek şey, düzenli olarak yapılan basit ağız bakımı ve sağlıklı bir yaşam tarzıdır.

Çocukların sağlıklı ve güçlü dişlerle büyümesi için özel ilgi gösterilmesi gerekir. Özel gereksinimleri olan diğer gruplar arasında yaşlılar, öğrenme güçlüğü olanlar, sakatlar ya da başka özel sağlık sorunları olanlar ve gebe kadınlar yer alır. Bu kişilerin sağlıklı bir ağız yapısını sürdürmelerine nasıl yardım edilebileceğine ilişkin tavsiyeler 36. sayfada başlayan bölümde bulunabilir.

DİŞ VE AĞIZ BAKIMI
Ağız sağlığı yaşam tarzına ve temizliğe bağlıdır. Yaşam tarzına ilişkin önemli unsurlar arasında dengeli bir beslenme, tütün ve aşırı Alkol den kaçınma yer alır. İyi ağız temizliği düzenli fırçalama ve diş ipi veya özel kürdan gibi diğer yardımcı yöntemleri kullanma demektir.
 
SAĞLIKLI BESLENME
Ağzınızı ve dişlerinizi (ve vücudunuzun geri kalan bölgelerini) en sağlıklı şekilde korumak için sağlıklı, iyi dengelenmiş bir beslenme düzeni gerekir. Ağızdaki bakteriler büyümek ve çoğalmak için şekere gerek duyduklarından nişastalı, şekerli besin tüketiminiz ne kadar çok olursa, plak oluşumu da o kadar fazla olur. Plaklar ise dişlere yapışmış bakteri birikimleridir. Karbonhidrat ya da şekerin türü de önemlidir: saf ya da rafine şeker (sıradan beyaz ya da kahverengi şeker) dişler için en kötüsüdür, çünkü ağız bakterileri tarafından kolayca sindirilir. Portakal gibi meyvelerde bulunan şeker, bakteriler tarafından daha zor sindirilir, bu yüzden daha az zararlıdır. Benzer şekilde nişasta (örneğin patatesteki) da bakteriler tarafından kullanılabilir; ancak daha büyük bir zorlukla sindirildiğinden nişasta dişlere daha az zararlıdır. Bakteriler için ideal olan gereksindikleri besinlerin bulundukları ortamda sürekli bulunmasıdır, bu nedenledir ki öğünler arası atıştırmalar da dişler için kötüdür. Yemek yemeyi, özellikle rafine şeker tüketmeyi öğünlerle kısıtlamalısınız. Öte yandan, sert lifli yiyeceklerin dişleriniz üzerinde mekanik temizleme etkisi vardır ve bazı yiyeceklerin, örneğin peynir ve şekersiz sakızların diş çürümesine karşı hafif bir koruyucu etkisi olabilir, çünkü bunlar pH’yı yükseltir (yani ağzın daha alkali hale gelmesini [[][[]][[][[]]][[][[]][[][[]]]]asit düzeyinin düşmesini] sağlar) ve tükürüğü uyarır ki bu da asit saldırılarına karşı kısmi tampon görevi görür. Sert besinler ayrıca dişetlerini ve diş bağlantılarının sağlığını korur, mukozayı sertleştirir ve sağlıklı kan akışını uyarır.

İyi dengelenmiş bir beslenme vitamin ve demir sağlamak için önemlidir. Et demir yönünden zengindir ve hayvansal ürünler B12 vitamini için tek kaynaktır. Bu yüzden vejetaryenler demir ve B12 vitamini eksikliği riski taşır. Bu vitaminin eksikliğinde mukozada incelme, ülser ve ağrılı dil (glossitis) görülür. Meyve ve sebzeden zengin bir beslenmenin kansere karşı olduğu gibi kalp hastalığına ve inmeye karşı korunmaya da yardımcı olduğuna ilişkin bulgular vardır.
 
TÜTÜN
Tütünün akciğer kanseri ve kalp hastalığı açısından zararlı etkilerine ilişkin bulgular iyi biliniyor, ancak tütün kullanımının ağza etkisinin farkında olan kişi sayısı daha azdır. Bunların en önemlisi, İngiltere’de en sık görülen kanser nedenleri arasında 10. sırada yer alan ve her yıl çok sayıda erken ölüme neden olan ağız kanseridir. Tütün içmenin her şekli, pipo ve puro da dahil olmak üzere, zararlıdır. İngiltere ve Türkiye’de pek rastlanmamakla birlikte, dumansız tütün (tütün çiğneme) denizaşırı ülkelerde çok daha fazla ölüme neden oluyor.
Çok fazla Alkol tüketmek de ağız sağlığı açısından kötüdür ve bu özellikle tütün içenler için doğrudur: tütün ve Alkol ün bir araya gelmesi ağız kanseri riskini katlayarak artırır.

Son yıllarda tütün içenlerde daha sık görülen dişeti iltihabının kanda dolaşan ve kalp çevresindeki damarlarda daha fazla iltihaba yol açan maddeler ürettiği ve kalp krizi riskini artırdığı keşfedildi. Tütün içmenin sağlığınıza önemli ölçüde hasar verme yollarından biri de budur.

AĞIZ TEMİZLİĞİ
Herkes yemek yemek zorundadır ve en iyi şekilde beslenenlerin bile ağızlarında kaçınılmaz olarak plak birikir. Bu yüzden ağız sağlığını korumak için dişleri her gün temizlemek zorunludur; bunu yapmanın fırçalama dışında da yolları vardır.
 
Dişleri fırçalamak
Herkes dişlerini günde en az iki kez fırçalamalıdır; kullanılan fırçanın türü kullanılma sıklığı kadar önemli değildir. Modern diş fırçalarının çoğu kalitelidir, bununla beraber ağzın tüm bölgelerine ulaşabilmesi için başı oldukça küçük bir fırça kullanmak önemlidir. Sert kıllı bir fırça kullanmak gerekmez, aslında yumuşak ya da orta sert bir diş fırçası belki de en yararlı olandır. Fırçanın kullanım ömrünü uzatmak için tekrar kullanmadan önce kurumaya bırakmak önem taşır. Kullandıktan sonra kurulamak için sallanır ve dik bırakılırsa oldukça uzun süre dayanabilir. Kıllar yatıp düzleştiğinde yeni bir fırça alınması gerekir, çünkü bu durumda fırçanın etkisi azalır, üstelik bakteri birikebilir.
Elektrikli diş fırçaları giderek daha popüler hale geliyor, ancak sıradan diş fırçalarından üstün olduğu gösterilemedi. Yine de bazıları, örneğin hassas el hareketlerinde artrit nedeniyle sorun olanlar, bu tür fırçaları tercih ediyor. Çocuklar elektrikli diş fırçası kullanmayı sıklıkla eğlenceli bulur; bu onları düzenli diş fırçalamaya alıştırıyorsa, bu, yalnızca iyi bir şey olabilir.

Fırçalamak yalnızca diş yüzeyindeki plakları temizlemekle kalmaz, aynı zamanda dişleri uyarır ve bu da onları daha sağlıklı kılar. Modern yumuşak beslenme tarzı, dişetlerini genellikle yeterli uyarıdan yoksun bırakıyor, bu yüzden diş fırçalama güçlenmelerine yardımcı olur ve kan dolaşımı nı uyarır. O halde ideali, dişler kadar dişetlerini de fırçalamaktır. Dişler belli bir sistemle fırçalanmalı ve fırçalarken aynaya bakarak, ağzın bir bölümünün fırçalanmadan kalması önlenmelidir. Diş boynu çevresini öne ve arkaya doğru fırçalamaktan kaçınmak da önemlidir, çünkü bu bölge kolayca aşınabilir ve sonuçta duyarlılığı artar. Diş fırçalamada tercih edilen teknik fırçayı dişetlerinden diş boynuna doğru yuvarlamak, sonra da diş boynunun çevresine ulaşmak için fırçayı sağa-sola doğru “kıpırdatmak”tır.
Ağzınız sağlıklıysa oldukça sert fırçalasanız bile dişetlerinizin kanamaması gerekir. Kanayan bir alan iltihabın olduğunu ve söz konusu yerin daha az değil, daha fazla (ancak daha yumuşak) fırçalanması gerektiğini gösterir. Dişler fırçalandıktan sonra ağzın suyla çalkalanmaması gerektiğini gösteren birçok kanıt vardır. Yalnızca diş macununu tükürmek yeterlidir, çünkü çalkalamak dişleri korumaya yardımcı olan flor miktarını azaltacaktır.

Dişleri fırçalamak yalnızca diş yüzeyindeki plağı temizlemez, dişetlerini uyararak onların daha sağlıklı olmasını sağlar. Dişlerin günde iki kez ve eğer mümkünse her öğünden sonra fırçalanması gerekir.
 
Diş macunları
Günümüzde diş macunları çok çeşitli maddeler içeriyor. Bütün diş macunlarında bir aşındırıcı, dişleri temizlemeye yardım eden bir temizleyici ve tatlandırıcı madde vardır. Çoğunda, bakterilerin ürettiği asitin neden olduğu erimeye karşı dişleri daha dayanıklı kılarak güçlendiren flor bulunur (bk. Flor, s. 33). Flor dişleri çürümeye karşı güçlendiren en önemli unsur olduğundan herkesin bundan yararlanması önem taşır. İngiltere’de çoğu kişi ideal düzeyde flor içeren (1:1 000 000) su içemediğinden, florlu diş macunlarına güvenmek zorundadır. Türkiye’de de içme sularında flor düzeyinin gerekenin altında olduğu ileri sürülüyor. Diş macunları bu akılda tutularak hazırlanıyor ve macun içindeki flor miktarı, sularına flor eklenenler de dahil erişkinler için uygundur. Çocuklara, özellikle 5 yaşın altındakilere göz kulak olmak gerekir, çünkü ağızlarındaki diş macununu tükürüp tükürmeyecekleri belli olmaz ve çoğunu yutabilirler. Çocuğa diş fırçasına bir bezelye tanesinden daha büyük diş macunu koymaması öğretilmelidir, bebeklerde ise fırçaya şöyle bir değdirilmesi yeterlidir. İsteyenler için florsuz diş macunu da vardır. Bazı diş macunları anti-tartar kimyasallar da içerir. Bunlar taş oluşumunu azaltır. Bazılarının ise antiseptik özellikleri olduğu iddia ediliyor. Ancak, hangi tür macunun kullanılacağı öncelikle kişisel tercih sorunudur.

Duyarlılığın tedavisinde yardım için tasarlanmış özel diş macunları da alabilirsiniz. Bunların etkili olduğu biliniyor ancak bazen tadı idealden uzaktır. Son zamanlarda dişleri beyazlattığı iddia edilen bazı diş macunları çıkmıştır. Bunlar yüzeysel lekeleri çıkarabilirse de, dişleri daha beyaz yapabileceklerini gösteren bir kanıt yoktur, çünkü diş rengini belirleyen diş minesinden çok altındaki diş kemiği (dentin) tabakasıdır.
 
Diş ipi ve bantı
Dişler arasında ya da diş köprüleri altında kalan ve normal diş fırçasıyla ulaşılamayan bölgeler ip, özel diş arası fırçası ya da özel kürdanlarla temizlenebilir. Diş doktorunuz bunların doğru kullanım şeklini göstermelidir, aksi taktirde bazen dişetlerine zarar verilebilir. Kimileri ipten daha geniş ve kullanımı daha kolay olan bantı tercih eder; bant dişlerin çevresinde döndürülebilir. Dişleri iki günde bir iple temizlemek ideal kabul edilir.

Yaklaşık 50 cm uzunluğunda diş ipi koparın ve uçlarını ortaparmaklarınızın etrafına sarın, arada yaklaşık 10 cm uzunluğunda ip bırakın.
 
Diş ipini başparmak ve işaretparmağı arasında sıkıca tutun. Yumuşak bir şekilde diş ipini testere gibi hareket ettirerek dişler arasındaki aralıkta yukarı-aşağı hareket ettirin.
 
Diş ipini dişetine doğru aşağıya çekin, ancak çok sert çekerek dişetlerine zarar vermemeye özen gösterin. Her diş arasında ipin kullanılmamış kısmıyla aynı işlemi tekrarlayın.
 
Diş ipini mükemmel kullanmak zaman alır, ancak deneyerek kısa zamanda öğrenirsiniz. Kuşkunuz varsa diş doktorundan nasıl yapılacağını göstermesini rica edin.
 
Özel kürdan
Özel kürdanlar doğru şekilde kullanılmadığında zarar verebilir ve sıradan kürdanlar gibi yiyecek parçalarını temizlemek için değil, diş aralarını temizlemek ve masaj yapmak için kullanılmalıdır. Yiyeceklerin sürekli takıldığı alanların bir diş doktoru tarafından muayene edilmesi gerekir.
 
Plakları gösteren tabletler
Bu küçük tabletler dişlerin üzerindeki plak tabakasını boyayan ama temiz diş üzerinde etki göstermeyen zararsız bir renkli boya içerir. En doğru kullanma şekli konusunda size yine diş doktorunuz bilgi verebilir.
 
Gargara
Gargara, diş fırçalamaya yardımcı olarak kullanılabilir ancak diş plağını fırçayla temizlemenin yerini tutmaz. Gargaralarda çeşitli esans ve renklendiriciler bulunur ve çoğunda antiseptik türlerinden biri vardır. Bazıları çok miktarda, genellikle Alkol lü içeceklerden daha fazla Alkol içerir. Bu gargaraların ferahlatıcı bir etkisi olsa da belirgin bir yararı yoktur ve Alkol zararlı olabilir. Satın almadan önce etiketine bakın ve fazla miktarda Alkol içerenlerden uzak durun.

Günümüzde bakterileri öldürmede en etkili antiseptik klorheksidindir, ancak bu maddeyi içeren gargaraları uzun süre kullanmak dişlerin boyanmasına yol açabilir. Bu etki gargaradan sonra birkaç saat boyunca çay, kahve ya da kırmızı şarap içmemekle azaltılabilir. Bir diğer seçenek, antiseptik olarak peroksit içeren ve dişleri boyamayan bir gargara seçmektir. Ağız sağlıklı olduğunda antiseptikli gargaraya gereksinim yoktur, ancak nefesin kötü kokması durumunda, ağızda ağrı veya enfeksiyon olduğunda ya da diş fırçalaması rahatsızlık verici veya zor olduğunda çok işe yarar.
 
DİŞLERİNİZE BAKMAK
Herkes dişlerine ve ağzına bakmak için bir parça sorumluluk almalıdır. Diş sağlığını korumanın en basit yollarından biri dişleri günde iki kez fırçalamak ve ideal olarak iki günde bir iple temizlemektir. Ağzınızda köprü varsa yiyecek ve plak parçalarının toplanmaması için altını düzenli olarak iple temizlemelisiniz. Dahası, kısmi ya da tam protezlerin de düzenli olarak temizlenmesi gerekir, böylece kirli protezlerin dişetlerinde iltihaba ve hatta plak oluşmasına olanak vererek diş çürüğüne yol açması önlenmiş olur. Takma dişler gece yatarken mutlaka çıkarılmalı, temizlenmeli ve hipoklorür ya da protez temizlik eriyikleri gibi bir antiseptik içinde tutulmalıdır. Sabahları, ağza tekrar yerleştirilmeden önce bir tırnak fırçasıyla su ve sabun kullanılarak temizlenmelidir. Takma dişleri günde 24 saat ağızda tutmak kandida (mantar) enfeksiyonlarına yatkınlığı artırır. Diş doktoruna düzenli kontrole gitmek de çok önemlidir ve çoğu erişkin 6 ayda bir bunu yapmalıdır.

Doğal dişiniz kalmamış ve tam protez kullanıyor olsanız bile düzenli kontrol gereklidir. Bunun nedeni, diş doktorunun yalnızca dişleri değil, ancak erken dönemde herhangi bir belirtisi olmayabilen diğer hastalıklar, örneğin mantar enfeksiyonları ve ağız kanseri açısından da ağzı kontrol etmesidir.

Normalde, erişkinlik çağının başında olasılıkla çok sayıda yeni dolguya gereksiniminiz olmayacaktır. Ancak eskilerin değiştirilmesi gerekebilir. Tüm dolgu ve düzeltmelerin belli bir ömrü vardır ve aylar-yıllar sonra yıpranarak bozulurlar. Bununla birlikte, ağzınıza özen göstererek ve düzenli olarak diş doktoruna giderek bu bozulmayı en aza indirebilirsiniz. Ağız temizliği konusunda özensizlik, yaşlanma ya da ilaçlara bağlı olarak tükürük akışında herhangi bir azalma veya radyoterapi (örneğin kanser tedavisi) dişleri çürümeye daha yatkın kılacaktır.

Yine, dişeti hastalıkları (periodontal hastalıklar) genellikle sadece erişkinlik çağında ortaya çıkar. Ne var ki, bazı talihsizlerde daha 20’li yaşlarda, hatta ender olarak çocukluk çağında ileri derecede dişeti hastalığı gelişir. Dişeti kanaması ya da dişlerin çevresinde iltihap, nefeste kötü koku, ağızda kötü tat ya da dişlerde gevşeklik gibi belirtiler ortaya çıkıyorsa, dişlerin vaktinden önce kaybını önlemek için diş doktorunun yoğun bir temizleme yaparak ve sıkı ağız temizliği önlemleri alarak müdahale etmesi gerekir.

Sigara içmenin ağızda birtakım sorunlara yol açtığı biliniyor. İlk olarak, nefesin kötü kokmasına yol açıyor. Bu, sigara içmenin tükürük akışını azaltarak tükürüğün ağzı temizlemesini engellemesiyle daha da şiddetlenir. Ayrıca, sigara dişleri koyu kahverengiye boyuyor ve bu boya hem zor çıkıyor hem de dişlere çirkin bir görüntü veriyor. Ayrıca, periodontal hastalığın daha da kötüleşmesine neden oluyor. Sigara içenlerde periodontal hastalık gelişme olasılığı çok daha yüksektir. Ama en ciddisi, sigaranın ağızda mantar enfeksiyonu, kansere dönüşebilen yaralar ve ağız kanseri gibi bir dizi beyaz leke tiplerine yol açmasıdır.
 
ÖNEMLİ NOKTALAR
  • Ağız sağlığını sürdürmek yaşam tarzına ve temizliğe bağlıdır.
  • Herkes dişlerini günde en az iki kez fırçalamalıdır.
  • Fırçalamak yalnızca plağı çıkarmakla kalmaz, dişetini uyararak daha sağlıklı olmalarını sağlar
  • Diş ipi kullanmak yararlı bir temizlik yöntemidir, ancak uygun şekilde yapılması gerekir, aksi halde dişetlerine zarar verebilir

  

Bu yazı 19691 kere okundu.

Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Çıktı Al Yukarı
Ne tür rahatsızlıklarınız var?
Bu anketin sonuçları anket tamamlandıktan sonra yayınlanacaktır.

ana sayfam yap | sık kullanılanlara ekle | iletişim | kullanım şartları | site haritası
Bu sitede yer alan bilgi, belge ve resimler yazılı, görsel veya daha başka bir yöntemle çoğaltılamaz, tamamen ya da alıntı yapılarak kullanılamaz.