Arama  |  Anket Sonuçları  |  Site Haritası  |

13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto
Menopoz: Vücudunuzda neler olur?
07.12.2008 17:25:29
Menopoz" kelimesi, bir kadının son âdet görme dönemini anlatır. Bu, tipik olarak 51 yaş civarında oluşur ve yaşamın doğurganlık evresinin sonunu tanımlar.

Menopoz" kelimesi, bir kadının son âdet görme dönemini anlatır. Bu, tipik olarak 51 yaş civarında oluşur ve yaşamın doğurganlık evresinin sonunu tanımlar. "Yaşamın değişmesi" ya da "buhranlı yaş dönemi" vücudunuzun menopozdan önce, menopoz sırasında ve sonrasında kendini ayarladığı zaman dilimidir. Son âdet döneminize ve ötesine uzanan yıllarda hormonal değişiklikler ve bazı belirtiler ortaya çıkar. Kadınların çoğunun (%80) son âdet dönemlerini 54 yaş civarında yaşadıkları tahmin edilmektedir. Bu dönemde kadınlardan postmenopozal (menopoz sonrası) olarak söz edilir. Bazı kadınlar, 40 yaşından önce doğal yoldan menopoza girer. Bunun erken olduğu kabul edilir. Menopoz, bazı kanserlerin tedavisinde kullanılan radyoterapi ya da Kemoterapi nedeniyle ya da yumurtalıkların alındığı bir ameliyattan sonra da vaktinden önce başlayabilir. Böyle bir durumda sıcak basmaları ve terleme özellikle şiddetli olur.

Birçok kadın değişikliklere herhangi bir sorun yaşamadan uyum sağlar; bazıları bu yeni yakaladıkları özgürlüğün, "aybaşı" dönemlerinden (özellikle de âdet dönemleri ağrılı ve ağır kanamalı geçiyorsa) ve istenmeyen gebelik korkusundan kurtulmanın tadını çıkarır. Ne var ki, kadınların tümü için yaşamın değişmesi kolay olmaz. Bazıları kendi kendine yardım yöntemlerinden yarar görebilirse de, bir kısmı tıbbi desteğe gereksinim duyar.

HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER

Ergenlik çağından menopoz dönemine kadar kadınların vücutları aylık dönemler halinde seyreden hormonal bir döngü izler. Her ay, kadınlık hormonu östrojenin düzeyi döngünün başlangıcında yükselir ve döngünün ortalarında iki yumurtalıktan birinden atılan bir yumurtanın büyümesini uyarır. Yumurtlamadan sonra diğer bir kadınlık hormonu olan progesteron, rahmin (uterus) iç yüzeyini örten dokuyu uyararak kalınlaşmasını sağlar; böylece rahim olası bir gebelik için hazırlanır. Eğer yumurta spermle döllenmezse ölür ve yumurta ile rahmin iç yüzeyini örten doku âdet kanaması olarak dışarıya atılır.


Âdet döneminde hormonlardaki başlıca değişiklikler.
 


Âdet döneminde hormÂdet döneminde rahmin iç yüzeyini örten dokudaki değişiklikler.



Yaşam süreci
Östrojen düzeyleri menopoza doğru yavaş yavaş azalır. Menopozdan sonra yumurtalar işlev görmez olur, östrojen düzeyleri düşer ve âdetler kesilir.


Menopoz öncesi ve sonrası östrojen düzeyleri
Menopoza dek kadınlar 28 günlük bir dönemde değişik miktarlarda östrojen üretir.
Ancak menopozdan sonra östrojen üretimi düşük bir düzeye iner ve bu da kemiklerde kırılma, inme ve kalp hastalığı riskini artırır.

Menopoza doğru ilerleyen yıllarda yumurtalıkların verimi düşer; düzensiz ve sıklıkla ağır âdet kanamaları oluşmaya başlar. Sonuçta, yumurtalıklar işlev görmez hale gelir ve yumurta atılamaz. Âdet kanamaları durur. Aynı zaman dilimi içinde aylık hormon döngüsü de düzensizleşir. Östrojen kan düzeyleri yükselip alçalır; düşük düzeyde olduğunda sıcak basmalarına, gece terlemelerine ve diğer birçok belirtiye yol açar.

"YAŞAMDA DEĞİŞİKLİK" BELİRTİLERİ

Menopoz belirtilerinin tümü değilse bile çoğu, doğrudan östrojen düzeylerindeki dalgalanmalara bağlıdır.

Düzensiz âdet görme
Bu, genellikle menopozun ilk belirtisidir. Yumurtalıkların östrojen ve progesteron üretimi düzensizleştikçe, âdet dönemleriniz de düzensizleşir. İlkönce, 28 gün olan olağan âdet döneminiz kısalarak 21-25 güne iner. Sonra uzar, ancak âdet görülmeyen dönemler olmaya başlar. Kanamanın süresi ve şiddeti değişebilir; bazen çok ağır ve olağandan uzun süren, bazen de az ve kısa süren kanamalar olabilir. Yumurta atılmasıyla sonuçlanan âdet dönemleri, dolayısıyla da doğurganlığınız giderek azalır. Bazen menopozdan sonra bir yumurtanın kendiliğinden atıldığı olur. Bu nedenle son âdet döneminizden sonraki bir ya da iki yıl boyunca doğum kontrolünü sürdürmelisiniz.

Ateş basması ve gece terlemeleri
Ateş basması ve gece terlemeleri menopozun en temel belirtileridir ve kadınların yaklaşık %75'ini etkiler.

MENOPOZ BELİRTİLERİ
  • Anksiyete
  • Deri ve saçlarda değişiklik
  • Depresyon
  • Uyku bozuklukları
  • Vajinada kuruluk
  • Halsizlik
  • Baş ağrısı
  • Ateş basması ve gece Terlemesi
  • Düzensiz âdet görme
  • Huzursuzluk
  • Eklem ve kas ağrısı
  • Cinsel isteksizlik
  • Ağrılı cinsel ilişki
  • Çarpıntı
  • Konsantrasyon bozukluğu
  • Bellekte zayıflama
  • İdrar yapma sorunları

Ateş basması sıklıkla 47-48 yaşlarında başlar ve 3-4 yıl sürer. Menopozun erken evrelerinde, bu ateş basmaları sadece âdet döneminden önceki hafta içinde, östrojen düzeyinin doğal olarak düşük olduğu dönemde görülebilir. Sonunda östrojen düzeyleri öylesine düzensizleşir ki ateş basması herhangi bir zaman da oluşmaya başlar. Ateş basması son âdet döneminden sonraki bir-iki yıl içinde en fazladır; sonra zamanla kaybolur. Bazı kadınlarda ateş basmaları erken (30'lu yaşların sonu ile 4O'lı yaşların başı) başlar. Ateş basmaları 5-10 yıl sürebilir. Kadınların %25'inde 5 yıldan fazla süren ve zaman zaman görülen ateş basmaları olur. Bir İsveç çalışmasında, 72 yaşındaki kadınların yaklaşık %9'unda ateş basması olduğu bulunmuştur.

Birçok kadın, genellikle nabzın hızlandığını ve kafaiçi basıncın arttığını fark ederek, ateş basmasının gelmek üzere olduğunu hisseder. Birkaç dakika içinde ateş hızla omuzlara ve göğse, ardından boyna ve başa yayılır. Bu, büyük bir rahatsızlık ve sıkıntıya yol açar. Ateş basması genellikle birkaç saniye sürer, ancak 15 dakika ya da daha uzun da olabilir ve gün boyu birkaç kez yineler. Terlediğinizi ya da çarpıntınız olduğu fark edebilir, halsizlik ya da baygınlık hissi duyabilirsiniz. Gece terlemeleri özellikle şiddetlidir, uykuyu böler. Bazı kadınlar tere battığından gecelik, hatta yatak çarşafı değiştirmek zorunda kalabilir.

Uykunun bozulması
Gece terlemeleri gibi belirtiler sadece uykunun bölünmesine yol açan bir neden değildir; altta yatan anksiyete ve depresyonun de belirtisi olabilir. Çoğunlukla anksiyete (aşırı huzursuzluk ve endişe) uyumayı zorlaştırır. Kendinizi son derece yorgun hissetmenize rağmen, zihniniz çeşitli olaylara takılır ya da geleceğe ilişkin kaygılara kapılırsınız. Depresyon daha çok sabah erken kalkmanıza yol açar; fazla zorlanmadan uyursunuz, ancak sabah çok erken uyanır ve kalkma vakti gelene dek yatakta dönüp durursunuz.

Menopozdaki hormonal değişikler, altta yatan anksiyete ve depresyonu alevlendirebilir; dolayısıyla bu durumlara yönelik özel bir tıbbi tedavi uygulanması gerekebilir. Bu yüzden, diğer "değişiklik" belirtilerini başarıyla kontrol altına almanıza karşın uykusuzluğunuz sürüyorsa, doktorunuzdan yardım istemelisiniz.

Baş ağrıları
Hormon düzeylerindeki dalgalanmalar, zaten yatkın olan kadınlarda migren ve diğer baş ağrılarını tetikleyebilir. Kadınlar, "değişiklik" sırasında, baş ağrısı ile âdet dönemleri arasında giderek artan bir bağıntı olduğunu görür. Yani, âdet görmezden bir-iki hafta önce ortaya çıkan âdet öncesi belirtileri yaşamın bu döneminde daha belirgin hale gelir ve hem migren hem de migren dışı baş ağrıları âdet görmezden önceki haftada daha kötü olabilir. Menopozdan sonra hormonal dalgalanmalar ortadan kalktığında baş ağrıları genellikle düzelir. Baş ağrısı sıkıntı yaratıyorsa doktorunuzdan ya da bir baş ağrısı kliniğinden buna yönelik özel tedaviler konusunda bilgi alabilirsiniz.

Eklem ve kas ağrıları
Sızlayan el ve ayak bilekleri, dizler ve Bel Ağrısı sık görülür ve sıklıkla artritle karıştırılır.

Ağrılı cinsel ilişki
Östrojen, vajinayı ve cinsel organın diğer bölümlerini nemli tutan bir salgının üretilmesini sağlar. Menopozdan sonra östrojenin yokluğu, nemlendirici salgıların da daha az üretildiği anlamına gelir. Vajina kısalır, esnekliği azalır ve daha kuru hale gelir. Cinsel ilişkinin daha ağrılı olması yanında bu değişiklikler tahrişe ve kaşıntıya da yol açar. Ne var ki, cinsel olarak uyarılma nemlendirici sıvıların üretimini teşvik ettiğinden, uzun bir ön sevişme cinsel ilişkinin ağrılı olmasını önleyebilir.

Libido kaybı
Sıklıkla menopozda cinsel istek azalır ve yeniden ortaya çıkması genellikle uzun zaman alır. Cinsel istek genel sağlık durumu, duygusal sorunlar ve ağrılı cinsel ilişkiden de etkilenir.

İdrarla ilgili belirtiler
Henüz tuvalete gitmişken acilen idrar yapma gereksinimi duyulması (sıkışma inkontinansı) menopozdan sonra sık görülen bir sorundur. Östrojenin yokluğu, idrar kesesinin boynunu çevreleyen dokuların incelmesine yol açar. Ayrıca rahmi destekleyen ve idrar kesesinin sızdırmasını önleyen kaslar da zayıflar. Öksürme ve koşma rahatsızlık verici idrar sızıntılarına yol açan tipik nedenlerdir (stres inkontinansı) ve 60 yaşın üzerindeki kadınların %10-20'sini ve 80' li yaşlardaki kadınların %40'ını etkiler. Stres inkontinansı ayrıca 40'lı yaşların sonunda ve 50'li yaşlarda kadınları sıklıkla etkiler.

İdrar kesesinin etrafındaki deri incelip kuruduğundan, yineleyen idrar enfeksiyonları da sık görülür. Östrojen yetersizliği vajina salgılarının asitlik derecesini değiştirir; bu da menopozdan önce enfeksiyondan korunmaya yardım eden koruyucu bakteri sayısının azalmasına yol açar. Olası bir enfeksiyonun en sık görülen belirtisi idrar yaparken hissedilen yanma ve acıdır.

Deri ve saçlarda kuruluk
Östrojen derinizi nemli tutar ve saçların büyümesini uyarır. Bu nedenle, östrojen düzeyleri çok yüksek olduğunda "gebeliğin baharı" başlar. Östrojen olmadan deriniz kurur, esnekliğini yitirir; bu yüzden kırışıklar daha belirgin hale gelir. Saçların uzaması yavaşlasa da saç dökülme oranı aynı kalır; bu nedenle saçlarınız incelir ve zor şekil alır.

Gözlerde kuruluk
Menopozdan sonra derinin daha kuru bir hal alması yanında, kadınların çoğu daha az gözyaşı üretildiği için gözlerinde de sürekli bir kuruluk ve kaşıntı olduğunu fark eder.

Kilo alma
Kadınlar, olasılıkla sadece yaşam değişikliği nedeniyle ya da eklem sorunları yüzünden daha az hareket etmeye başladıklarından kilo alabilirler. Yaşlandıkça, vücudumuz gençken olduğundan daha yavaş enerji harcamaya başlar. Bu da, daha az yemedikçe ya da daha çok egzersiz yapmadıkça kilo almamıza yol açabilir. Hormonal değişikliklerin de kilo almada rolü vardır, çünkü östrojen kadınsı biçimin sürdürülmesinden sorumludur. Menopozdan sonra, kalçalardan çok bel çevresinde yağ birikmeye başlar.

Duygusal belirtiler
Uykusuzluğun gündüz yorgunluğu, uyuşukluk, konsantrasyon güçlüğü ve depresyona yol açan ikincil etkileri de vardır. Bu belirtiler genellikle çok sıkıntı vericidir ve günlük gereksinimlerle baş etmeyi iyice zorlaştırır. Ateş basmasını kontrol altına alarak ya da depresyonu tedavi ederek uykuyu düzeltecek yollar bulmak, dengenizin yeniden kurulmasına yardım edebilir.

Hormonal olmayan belirtiler
Menopoz sırasında depresyon ve cinsel sorunlar sadece östrojen düzeylerinin düşmesinden kaynaklanmaz. Menopoz, bir kadının yaşamında pek çok nedenle zorluk yaratan bir dönemdir; çocukların evden uzaklaşması, emekliliğin yaklaşması, evlilik sorunları, hastalık ya da aile büyüklerinin ölümüyle aynı zamana denk gelebilir. Bu değişiklikler zaten ağır sıkıntılar yaratır ve uzman desteği gerektirir. Bazı kadınlar profesyonel yardımdan yarar görebilir.

"DEĞİŞİKLİĞE" TANI KOYMAK

Özellikle 4O'lı yaşların sonunda ya da 50'li yaşların başında olan kadınlarda "değişikliğin" belirtileri çoğunlukla tanı koymak için yeterince açıktır. Tanı konusunda herhangi bir kuşku varsa, örneğin, eğer olağandışı erken bir menopoz söz konusuysa, tanı hormon düzeylerini kontrol etmek için yapılan basit bir kan testiyle doğrulanabilir. Bir kadın tamamen âdetten kesilmedikçe, kan testi genellikle âdet döngüsünün ilk haftasında yapılır; döngünün ilk günü kanamanın başladığı gündür. Bu testlerle, folikül uyarıcı hormon (FSH) ve luteinize edici hormon (LH) düzeyleri araştırılır ki, bu düzeyler kadın perimenopozal (menopoza yakın) dönemdeyse olağandan daha yüksektir. Bazen, âdetin beklenen başlama tarihinden yaklaşık bir hafta önce progesteron düzeylerini ölçmek için ikinci bir test yapılır. Bu hormonun varlığı, kadının bu âdet döneminde yumurtladığını doğrular. Bu kan testleri, sadece o âdet dönemine ilişkin sonuçlar verdiği ve normal hormon dalgalanmaları zaman zaman sonuçlarda yanılgılara yol açabildiği için, tüm belirtiler dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır; tek bir normal sonuç menopozu dışlamaz.


Menopoz öncesi ve sonrası östrojen düzeyleri

MENOPOZ SONRASI RİSKLER

Menopoz son yıllarda, özellikle batı toplumlarında çok daha büyük bir önem kazanmaya başladı; çünkü 80 yılı aşan ve giderek uzayan bir yaşam beklentisiyle, pek çok kadının yaşamlarının üçte birinden fazlasını menopoz sonrası dönemde geçirmesi beklenebilir.

Âdetten kesilme belirtileri yaşamı tehdit edici nitelikte olmasa bile, östrojen eksikliğinin uzun süreli etkileri böyle olabilir. İleri yaşın en önemli hastalıkları kalp hastalığı, inme, meme ve mesane kanseri, bunama, osteoporoz ve kırıklardır. Bunların tümü östrojenden etkilenir. Bu yüzden, erken menopoza giren kadınlar özellikle risk altındadır. Bu durumlar her zaman ölümle sonuçlanmasa da hem etkilenen kişilerin hem de yakınlarının yaşam kalitesinin önemli ölçüde düşmesine yol açabilirler.

ÖNEMLİ NOKTALAR
  • "Değişikliğin" hafiften ağıra kadar değişen birçok belirtisi vardır.
  • Tipik belirtiler düzensiz âdet kanamaları, ateş basması ve gece terlemeleridir.
  • Belirtiler arasında duygu durumunda değişiklikler, uyuma güçlüğü ve depresyon yer alabilir.
  • Menopoz tanısı genellikle belirtilere dayanır.
  • Belirtilerin çoğu âdetten kesildikten sonraki birkaç yıl içinde kaybolur.
  • Şimdi kadınlar daha uzun süre yaşıyor ve östrojen eksikliğinin uzun süreli etkileri giderek daha belirgin bir hal alıyor; menopozdan sonra kırık, inme ve kalp hastalığı riski her yıl daha çok artıyor.

  

Bu yazı 49969 kere okundu.

Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Çıktı Al Yukarı
Ne tür rahatsızlıklarınız var?
Bu anketin sonuçları anket tamamlandıktan sonra yayınlanacaktır.

ana sayfam yap | sık kullanılanlara ekle | iletişim | kullanım şartları | site haritası
Bu sitede yer alan bilgi, belge ve resimler yazılı, görsel veya daha başka bir yöntemle çoğaltılamaz, tamamen ya da alıntı yapılarak kullanılamaz.